ŞEBİNKARAHİSAR AĞZI

SEET GAÇ

Zengin bir aile bir gelin almış. Ağalık zenginlik değimli, geline altın ziynet derken, birde altın kol saati hediye etmişler.


Bölgede adet olduğu üzere, sabah çayına misafirliğe gittiklerinde, kadınlardan birisi, birazda hulüs çekmek için olacak, geline:


-Gız bacım, seet gaç?


Diye sorunca, okuması yazması olmayan gelin, hem kurulmuş hem pencereden eğilmiş, dışarı bakmış, görmüş ki, güneş gökte üç masta boyunda biraz yükselmiş kolunu ileri uzatmış, saatına bakmış demiş ki,


-Guşluğu beş geçiy.

 


MANİLER


Gül bahçesinde bülbül


Dem çeker gürül gürül


Ben senin için ağlayım


Sen uzaktan buna gül


          *   *   *


At olur tepmez mi


Yar olur da öpmez mi


Yarin öptüğü yerde


Mor menekşe bitmez mi


          *   *   *


Karanfilim deste gider


Dolanır dosta gider


Seni gören yiğitler


Evine Hasta Gider

 


Bülbül sever gül sever


Menekşe, sümbül sever


Ne yapmalı bilmem ki


Göz görür Gönül Sever


        *   *   *


Karanfilim saksıda


Bir yar sevdim Aksu’da


Mevlam bizi kavuştur


Akşam ile yatsıda


ISIRGAN YAYLASI

-Öpiym hanım eme


-Ne o gız gavurun gızı


-Şey, cici anam size ısırgan yaylaşı gönderdi de


-Hıı.. sağolasın canı, eline sağlık


-Dedi ki, “göğ gürlemeden yesinler” dedi


“şifa niyetine: gokusunu alırlar da olur ki çocuk çocuğun ciciği şişer” dedi


-Bu zamanda böyle ısırganı nerden buldunuz cazu?


-Ben Cımbistinin gızıynen topladuh.


-Dur. Gız  dur. Ben de gavut yaptımıdı, bi topak verimde yiyerek get. Cici ananada selam söyle. Gız Fadime.. çabuk bi topak gavut sıkda, getir! Çabuk çaparak getür, gız gidecek.

Celalettin MENTEŞ


YARIM BİLET

Bir gözü kör olan hemşehrimiz H.K. Şebinkarahisar’dan İstanbul’a gider. İstanbul’da gezer tozar iken canı sinemaya gitmek ister. Hemencik yakında bir sinema bulur ve sinemanın kapısından içeri girer. Bilet almak üzere bilet gişesinde kuyruğa girer. Sıra kendisine gelir ve gişe memuruna sorar.


-Bilet kaç para


Gişe memuru cevap verir.


-Hemşehrim iki lira


Hemşehrimiz cebinden bir lira çıkarır ve gişe memuruna uzatır. Gişe memuru.


-Kardeşim bilet bir lira değil iki lira. Bir lira daha vereceksin.


Bir gözü kör olan hemşehrimiz hemencecik lafı yapıştırır ve derki


-Herkes iki gözüşle seyrediyor, ben bir gözümle seyrediyorum.


Bu söz gişe memurunun çok hoşuna gider ve hemşehrimizden bir lira alarak bilet  verir ve sinemaya girmesini sağlar.


KİPİ VE HILTAK

İki hemşehrimiz İstan-bul’da meslerine lastik almak için bir lastikçi dükkanına girerler. Dükkan sahibi lastiği getirir; hemşehrilerimizden merhum M.G sağ ayağını bismillah  diyerek uzatır, lastiği giyinir. Çok geniş gelir, satıcıya hitaben:


-Hemşehrim bu ayağıma çok hıltak geldi senden rica ediyrim biraz kipisini ver.


-Hemşehrim bizde kipi marka lastik yok istersen sana cizlevet vereyim. Der


Bu söz üzerine yanında bulunan diğer Şebinkarahisar’lı hemşehrimiz kipi ve hıltak kelimelerinin geçerli karşılıkları söyleyerek durumu anlatır. Birlikte görüşürler, sonra istedikleri vasıfta bir çift lastik alarak çıkarlar.


MEMMED’LER


Gondolun Memmed


Fıstık Memmed


Basuk Memmed


Efe Memmed


Fındık Memmed


Tanko Memmed


İlga Memmed


Delü Memmed


Lazların Memmed


Dilgon Memmed


Guru Memmed


Hollik Memmed


Gara Memmed


İbişin Memmed


Şıh Memmed


Tellinin Memmed


Tıhılın Memmed


Cido Memmed


Mencenin Memmed


Yiğidin Memmed


HERİF SENİN GÖZÜN KÖR MÜ?


Rahmetlik kör Hasan evlendiğinde her akşam eve gelirken eli dolu geldiğinden hanımı onu kapıda karşılar. Hoşlandıktan sonra sevinerek elindekileri alır içeri girermiş.


Bir gün yine kapı çalınır. Hanımı sevinçle kapıyı açar bakar ki Hasan Efendinin eli boş. Sevinç hali bir anda hüzne döner ve hanım kafayı kaldırarak efendisinin yüzüne bakınca  “a-herif senin gözünde mi kör?” der. Bu laf üzerine Kör Hasan küplere binerek hanıma “geçmişini sinkaf ettiğim, elim dolu gelince kör değilim de şimdi mi kör oldum?” diye kükrer.

 

 


CINDIK


İki çocuk karşı karşıya geçip konuşurlarken, birisi cebinden bir dürüm pestil çıkarıp yemeye başlar. Diğeri de, o yedikçe ağzını şıpırdadarak, “bi cındık da bana ver, nolursun” diye yalvarmaktadır. Diğeri, “bıcındık, micındık vermem, ben onu anamdan zorunan aldım.” Der.

 


De Gel de Okuma


De yeri Get!


De beğendin mi yaptığını?


De bah hele!


De gördün mü başına geleni?


De beğendin mi şimdi?


De ben n’eydim şimdi?


De sen bana miyat ol.


De Gel de Gülme?



TUTAN DUALARIMIZ


- Allah akıl üstünlüğü versin


- Cazu şerrinden emin olasın


- Gözün gönlün açıla


- Hiç kimseye yük olmayasın


- Işıklı günlere ulaşasasın


- Oğul ekmeği yiyesin

 


TUTAN BEDDUALARIMIZ


- Aklına baba çıka


- Babalar tuta


- Gorbagor olasın


- Ekmek tavşan sen tazı olasın, o kaça sen kovalayasın


- Hortlayasın


- Karnın kabara


- Toprak başına, toprak çuluna


- Yerinde yatmayasın


LAKAPLARIMIZ


Ayaksızların Gadir


Bamiyanın Dursun


Camışın Kazım


Celladın Çakır


Cinoğlunun Ramis


Çıngırdın Hacı


Dömbülün Durmuş


Dubanın Dursun


Garalükün Bahattin


Guduzların Tahsin


Göçlerin Mehmet


Gonuşoğlunun Salih


Godinin Hasan


Gülananın İsmail


İbişin Ömer


Kürt Hamzanın Nuri


Lağurluğunun Baha


Lalukiseyinin Ayhan


Lazoğlu Selahattin


Mehmanların Yusuf


Piçazizin Ehmet


Sağır Ahmedin Sami


Seddoğlunun Selim


Saatçilerin Alim


Seydalların  Muhsin


Serdarın Kazım


Samiyenin Ehsan


Şıhbekirin Mustafa


Tıhtığın Tahsin


Yörelemenin Şükrü


Mencenin Asim

 

 


GÖLLÜ GAVUT


Yemesi Tad verir bekmezi bolsa


Hastaya şifadır can Göllü Gavut


Biraz da yanında sade yağ olsa


Kişnetir adamı Can Göllü Gavut

 


Özelliği daim kışın yenmesi


Enerji kaynağı can Göllü Gavut


Hararet artırır bir denemsi


Cıbılın yamçısı can Göllü Gavut

 


Kış gelmiş neyine bizim Sümsüğün


Gult gult yutar can Göllü Gavut


İşliği yırtılmış Tımanı yokmuş


Üşütür mü Onu can Göllü Gavut


Hülasa dostların cıbılın aşı


On deği beş değil dertlidir başı


Hele buz tutumu bacağını kaşı


İmdada yetişir can Göllü Gavut


Evin küçük oğlu ocağın başında unutulan sovan bıçağı ile elini kesince feryadı basıy, yetişen annesi, bir taraftan çocuğun parmaklarındaki kanı durdurmaya çalışırken bir taraftan da büyük gızını


-Geberesice ben sana bin defa iş bitince bu soyhayı terekteki yerine goy demedim mi?


Evin Küçük kızı vakit vakit yaptığı gibi yine danalığın kapısını bağlamayı unutmuş, dana da dışarı çıkarak havludaki bir kürek dolusu şirayı içmiş bir müddet sonra işin farkına varan evin gelini, dananın garnının şiştiğini görünce, gızını yakaladığı gibi alnına sümsüğü gakmış, bir taraftan da


-Gavur urumun enuğu şimdi nenen olacak hortlağa ne haber anlatacağız. Ben sana kırk kere şu soyhanın kapısını bağla demedim mi?


Guruması için bacaya serilen bulgurları tavuklardan, guşlardan gorumak için bekçi bırakılan oğlanın, arkadaşları ile bacadan bacaya goğuştuğu sırada tavukların bulgurunu yediğini gören anası, sesleniy,


- Ula, ula ula… gavur dölü aha orada gorhuluh gibi ne duriysin goğsana şu soyhaları

 

 

M  E  K  T  U  P


Gardaşım İseyin,


Evvelâ mahsus selâm eder her iki ellerinden hasretle sıkarım. Bizi suâl edecek olursan, hamdolsun eyiyük. Böyüklerin ellerinden, güçcüklerin gözlerinden öperük. Sağa yazduğum son mektubum herhalım eliğe değmedi. Epeyi bekledim, ne mektup çıktı ne haber.


Ula oğlum!... bağa bah, sen ne hıyanet adamsın. Bu gardaşın, aha bu yad ellerinde, tertelef, tek bir başına hasretlik çekeriken sen onun halini sormak içün bir mektup bile yazmiysın. Ula! Ekdüğüm biçdiğüm nohut yoğsa leblebi odlunda benimi beğenmiysin.


Ula sıçanın sidüğü, eğer aha bu mektubuma da cevap yazma, bah ben seni neydiyim. Bir gargış verürüm, bir gargış verürüm ki anandan doğduğuna pişman olursun. Tööbe, tööbe… Estağfurullah.


Allah razı olsun, demekki <Yeni şebin postası> da gelmese heç biriğizden heç bir haber alamıyacuk!


Şimdi İseyin beni eyi dinle;


Gardaşım nasıl? Heç, herifci oğlunun şeyinde bile değil, namussuz bir haber bile yollamıy. Ona uğra, benim için bir parhaç gatıh iç. Ve de deki; Gardaşın seni merah ediymiş de, mektubuna cevap yazmamışsın de. Erükler savdımı?  Cöğüzler folağ odlumu? Besdil durumu nasıl? Yiğenim gine altına işiyse ecük pisikbalı yedürsünler, heç bir şeyi galmaz o çerliyesicenin deyiyde. Ve de deki, işte canım aklığa ne gelürse de Ehlaksızlık etmesin, beni habersiz gomasınlar deyiy de.


Onları öyle çok göresiydimki, şu işleri bir yoluna goyayım, hemen gelecem. Gardaşım, biliysin kelin daşı körün guşu gırh yılda bir, iş bulduk – o da elesefiye onuda gaçurmuyah.


Gareysarı, Tamzarayı, galeyi, gülloğu, Köroğlu gözesini, Aspasayı, sokakları, galdırımları, damları, hetta ve hetta galedeki çamşurları, ahurdaki inekleri, her şeyi, herkesi çok göresidim.


Hele bir gelim, bağa gancıklık eden o yollozun da çapolasını da ağzına dıhmassam bağada Mehmet demesinler. Ağzına çerledüğümün zalladı, galleşlik neyimiş ben ona görsedürüm. Hele bir işlerim bitsin, İseyin, hele bir bitsin!... Nerende geldi aklıma? Gelmez olasıca


Neyse senin de canığ fazla sıkmayım. Gelsem de seniğnen bitike dertleşsek, fırıngurularımızı, çükeliğimizi çıkın edip Coyna bahçesinde, Ehmet gözesinde bir otursak!... Ooof aman ooof  buz ğibi suda bir ıslasak fırıngurularımızı…


… Geçende yağan düğürcük bahçelere bişey etimi? İşşallah bişey etmemişdür. Gerze tavuğun gulk olduğunu yazıydın, cücükler herhalım çıkmışdur. Sen neydiysin, gardışım, sen nasılsın? Anangil erüşde yapdılarsa gelince payımı isterim, unutma haaa!


O keliği başına çalınasıca emmi oğlu ne halt ediy? İşlerini yoluna goydumu? Duyduğuma göre mektup yazmıyrım diye bağa ekis ediymiş. Çok çok selamlarımı söyle, ilk fırsatta onada yazacam. İşleri innem sıkışığımuş da ondan yazamıymış de hemi!


Ya o kemçük ağızlı kel Şaban ne âlemde? Heç sesi soluğu çıkmıy.


Memleket yerinde durıy mı?


Bu yıl ne zinzoğ gördük ne çamşur, ne de anuk, kokusu sardı boğazımızı. Buda yaşamamı sanki.


Mereğin altında daru püskülü sarıp, cigara diye içdüğümüz, cebimizde düremeçler, kavaklar’a davum, öküzgötü yolmağa gettüğümüz, Ehmet Dede’de çimdüğümüz günler, ham-hozik dut yeyip hötürük olduğumuz, ayağımızda hıltak çedikler galeye dırmanduğumuz günler, sizin inek doğurduğunda yediğimiz ağuz ve mereklerin ardında, sıcak ahbun yığınları üstünde, ellerimiz, ayaklarımız buymuş oynadığımız soğuk kış günleri… Hep dünkü şeyler sanki…

Sümsük Dergisinden alınmıştır.
Sümsük Dergisine teşekkür

 


Kirklik : Hayvan killarini kesmede kullanilan bir çesit makas türü

Tahu : Hediye olarak takilan ziynet esya

Kirk basmasi : Iki lohusanin karsilasmasi halinde gerçeklesen hadise

Loğ : Bacalardaki toprak zemini sertlestirmeye yarayan tekerimsi tas

Ohloğ : Hamur açiminda kullanilan agaç alet, oklava

Meh : Al, buyur

Yatir : Evliya kabri

Ura : Ora

Mahanna : Makarna

Pesdemal : Kadinlarin önlerine bagladiklari dokuma bez

Yunmah : Yikanmak

Çimmek :Yıkanmak

Deyha : Şurası

Sitil : Elle su tasimada kullanilan metal alet

Medfun : Defnedilen kisi

Sedir : Üzerine minder ve yastik konularak oturulan esya

Seğirt : Koş

Tezeg : Hayvan diskisinin tarlalardaki kurumus hali

Tura:Çatı altı

Kirklama : Yeni dogan çocuk ve lohusaya ilk kirk günde uygulanan pratikler

Yolluh : Dügün öncesinde, taraflarin yakinlari için aldiklari hediyeler

Savduç : Dügünlerde belli islerde ön ayak olan kimse

Pöhrek:Kanalizasyon

Bohori : Baca

Yalığız : Yalniz

Fışgı : Keçi gübresi

Yüz görümlügü: Damadin, gelinin yüzünü ilk kez açtiginda taktigi hediye (altin)

Zibin : Kisin içe giyilen kolsuz, pamuklu, yelek seklindeki giysi

Hır mı? Hayır mı? : Hayır mı? Şer mi?

Bıldır : Geçen yıl

Heyirlı akşamlar : Hayırlı akşamlar
gelîrim : geliyorum

gilîsin:  geliyorsun

gelî : geliyor

gelîrüg : geliyoruz

gelîsiz : geliyorsunuz

gelîler : geliyorlar

gelecēm : gelecegim

gelecēn : geleceksin

geleceġ  : gelecek

gelecüġ :gelecegiz

geleceġsiz : geleceksiniz

geleceġler : gelecekler

de yeri get : Yürü Git

de beğendinmi yaptığını : Yaptığını beğendinmi

de bah hele : bak hele

de gördün mü başına geleni : başına geleni gördün mü

de ben neydim şimdi : ben ne yapayım şimdi

De sen bana miyat ol : sen bana mukayyet ol

De beğendin mi şimdi : şimdi beğendin mi yaptığını

De gelde gülme : gelde gülme

Memmet : Mehmet

Ehmet : Ahmet

Ehsan : İhsan

Ednan: Adnan

Fedime: Fadime

Mızgımı Darıltma : Canımı Sıkma

Esürünmü Geldi : Delirdinmi, keçilerinmi geldi